Bayramın en ağır misafiri;
Gelmeyecek olanların kalbimize bıraktığı o kocaman boşluktur…
Adı var ama tadı yok bayramların,
Her şey gibi bayramın da mı eskisi özlenir?
Hâlbuki bayram yeniliklerin sevinci değil midir?
Yeni bir şey almak mıydı bizi mutlu eden çocukken, yoksa alınan şeye verdiğimiz değer, kıymet bilme hissi miydi?
Bizim kültürümüzde kötü olana “Yeter artık, sen de bir haddini bil.” denmez,
İyi olana “Aman, onu da öyle idare ediver.” denir.
Bu yüzden iyiler ezilir, kötü ise hiç sınır tanımaz.
Peki gerçekten “iyi mi bayramlar?”
Nasıl geçti bayramınız?
Ben mendil hazırladım; ne yiyeceğini yapay zekâya soran gençliğime,
Kıstırma yaptım; iki bisküvinin arasındaki lokumu çocukluğuma sığdırdım…
Bir de şu dönem için mottom:
Eskiler için kendime bir not yazdım, kim bilir belki size de iyi gelir:
Olursa olur,
Olmazsa daha iyisi olur.
Ben kahve içiyorum…
Bir kırgınlığım daha var içimde, yeni bir sızı açıldı bu aralar…
Bir devir bitti.
Bir eksik daha var bu bayram.
Bir tarih bitti.
Yattığın yer seni incitmesin,
Bu hayata kattığın her şey için teşekkür ederiz.
Ve onun bir cümlesiyle kapatıyorum yazımı:
“Sevgi ile büyüyen her insan, iyi bir insan olur.”
İlber Ortaylı


